2024 Mexico – Magdalena Bay

Meksika’ya 2. Yolculuk. Pandemi donemi bitmistir umarim. Bu sefer de gocmenler nedeniyle ulkeye girebilecwk miyiz korkusu var. Elektronik vizemizi aldik, hayirlisi deyince yola cikiyoruz.

Uzun ucuslarda paraya ya da mile kiyip business ucma gelenegine devam ediyorum. Erkenden havalanina gelip lounge ninetlerinden yararlaniyoruz.

Bu gezi cok ragbet gormedi. 6 kişi basladik ama cesitli sebeplerle 4 kisiye dustuk. Bu sefer Exit Bey de yok. Allah sonunuzu hayir etsin.

Önce kapi degisikligi geldi, arkasindan yarım saat gecikme bildirildi. Tam da guvenlik sirasi bizdeyken. Aslinda checkin yaparken guvenlikten gecebilirdik ama Gozen Security business class’ta yoktu. Biz de kapiya kaldik guvenlik kontrolu icin. Neyse ki elimizdeki dokumanlar ucaga binmeye yetti. Bakalim Meksika’da ne olacak.

İlk film .. Fall Guy, sonra Back to Black, Old Man and the Gun, Young Women and the Sea, Arthur the King.

15 saat denizen ucusu pilotlar gronland’in alt ucundan 13 kusur saate indirdi.

Havalaninda hemen ucretsiz wifi’ye baglandik. Pasaport kontrolune 4 kişi birden gordik. 2 kisinin Amerika vizesi vardi bizim o line Meksika vizesi. Gerekli belgeler olunca sorunsuz girdik iceri.

Bavullar da sorunsuz geldi. Ve hatta xray’e girmeden gümrüğe de gectik.

Bulunduğumuz Terminal T1. Ic hatlar ucusu T2. O un icin aeorotrain’e biniyoruz. Ama en az 15 dakika bekledik treni.

Chekin otomatlari her yerde. Bavulları ancak 3 saat öncesinde verebiliyoraunuz. Dolayisi ile bankalara oturup zamanımızın gelmesini bekledik.

Bagaj etiketi almakta sorun yok ama bavula takma konusu biraz tecrube gerektiriyor. Neyse ki destek elemanları var.

Bu ucusu da Premier aldigimiz icin lounge kullanabiliyoruz. Ama çok küçük bir lounge ve yiyecek yelpazesi zayif. İçeceklerde sorun yok.

Ucusumuz sorunsuzdu.. yani bavullar geldi. Karşılamada sorun çıkmadı, yarım saatlik bir yolculukla otelimiz Tesoro’ya ulaşıyoruz. Checkin cok hizli olmuyor. 100 dolar depozito kredi kartı ile aliyorlar. Kolumuza somon rengi bileklikler takiliyor; fisleniyoruz. Otele kayıtlı ama kahvalti dahil değil. Kahvalti fiyati soruyoruz: 99 dolar. Resepsiyondaki bile bunu pahali buluyor ve bize öneriyor.

Bizim oda yine karsiki binada.  Bu itelim mimarisi cok ilginç. 2. Kat restoran ve birkaç oda aynı balkonda. Pasaport ve fazla para kasaya konuyor.

Odaya yerlestikten sonra benim ilk işim makinami yapmak oluyor. Ucakta 5 film ile uyku uyumayan biri olarak yemekten sonra çok dayanamayacağım kesin gibi.

İlk önce ertesi gün katilacagimiz snorkel turu buluşma noktasını keşfetmeye karar veriyoruz. Yuruyerek otelden 20 dakika veriyor. Yururken eşyalarla bu yürüyüşün zor olacağı anlaşılıyor. Bize verilen adres narinada bir kapi, bizi sabah bu kapida karşılaşacaklar. Keşif tamam, yemek vakti.

Otele yakın Sanchos’ta yiyoruz. Ceviche ve bira. Koca bir balon bardak ceviche bitmiyor. Yanına patates kizartmasini boşuna söylemişim, misir cipsi ile servis ediyorlarmış. Kütük gibi uykuya hazirim.

Ertesi gün bir arkadaş kahvaltılık bisküvi vs aliyor ve taksiye atlayıp buluşma noktasına en yakın heykele gidiyoruz. Ekip bizi marina kapısında karsiliyor. Fernando bizim Rehber. Bizi Arturo kaptanligindaki motora götürüyor. 2021 yilindakinden farklı tekne, cok kucuk 7-8 Metre ve golgelik alan cok az. Yanımıza gunes kremi de yok. Diger rehber bizimle gelmiyor.

Ilk olarak arka gidiyoruz. 7.45’deki bulusmaya erken de gittigimiz icin erken cikiyoruz, etrafta bizden başka tekne yok

Ama gecen sefer suru halide gordugumuz Deniz aslani kayasinda tek birey oturuyor. Uyuyor sandigimiz hayvan birazdan seslwr çıkarıp konum degistiriyor, sanki gidince bakimdan Der gibi.

Sonra aynı yonde devam ediyoruz. Gecen sefer kiyinin diger yanina gitmistik. Bir süre devam ediyoruz. Arada kiyida atlayan mabula görüyoruz. Ya da Denizde bir calkanti oluyor, adini bilmediği ve simdi de hatirlamadigim bir balik olduğunu soyluyor kaptan.

Fernando devamli telefon ile haberlesiyor. Birazdan acikta yunuslar olduğunu soyluyor. Yunuslar her yerde. Arada ton baliklar zipliyor. Soylediklerine gore yunuslar avlari topluyor, ve hem yunuslar hem ton baliklari ziyafeti paylasiyor.

Gun icinde 3 tip yunuslar goruyoruz, sise burun, spinner ve pan tropical. Ama hiç birini fotograflayamiyoruz. Etrafimizda cirit atan , ziplayan yunuslar biz suyu girince kayboluyor.. saka gibi.

Bira sonra kiyiya yoneliyoruz. Ardindan yine bir telefon ve 3 balinadan olusan suru bilgisi geliyor, hemen yine o yone aciga duman kiriyoruz.

Balinalar su fiskirtip sirtlarini gosteriyor. Hamburger balinalar. 1-2 dakika sonra kuyruk goruyoruz. Ben ayeica suustu makinasi ve tele objektif getirmistim, cekiyorum ama kucuk tekne cok sallaniyor, iyi fotograf olmuyor. Zaten kuyruk cikinca onlar uzaklaair diye bir sey soyluyor Fernando ve balinalarin pesini birakiyoruz. Cunku saat 2 yine bulmuş. Böylece balinanin suyu üstünde atlayisini ancak uzaktan goruyoruz.. kor talih.

Bizi aldiklai noktaya birakiyorlar. Heykelin yanında taksiler var, birine iniyoruz. Aalinda meaafeler kisa ve bizden hep 10 dolar civari para aliyorlar.. sanki minimum ucret bu.

Dustan sonra bu sefer ertesi günku bulusma noktasini kesfe cikiyoruz. Sea Creatures ofisine gidiyoruz. 9-16 arasi checkin yapabilirmisiz. Önce bavullar gidecek, bizi 5’te alacaklar. Vedalasip cikiyoruz.

Biraz etrafi dolaşıyoruz. Bir önceki gelişte gordugumuz mekanı buluyoruz. Daha açılmamış..  zaten restoran, biz önce birseyler içeceğiz.

Yolda gordugumuz Margarita House’lardan brine giriyoruz. Bizim girdigimiz megerse yeni acilmis. Ayni zamanda restoran ama biz sadece margarita istiyoruz. Ben ilk olarak jalapeño tercih ediyorum.. icine fiber koymuslar ama çok aci değil..  tabi benim icin. Ikinci tercigim mangolu. Birazdan yanimiza biri geliyor tas bir havanda fiber domates sogan vs malzemeleri havanda ezerek bir satan yapiyor. Yanina misir cipsi ile servis ediyorlarmış. Bu margaritadan cok daha fazla aci. Ama bize sormustu ne kadar aci olsun.

Sonra bir onceki gun bize onerilen , yerellwrin de gitti balik lokantasina gidiyoruz. Benim tercih yine ceviche, yone büyük bir kase, yine bitmiyor.. benimle birlikte ayni tercih yapar arkadas ile nit duruyoruz..  bir sonraki sefer ceviche paylasilacak.

Bu gezide American futbolcu ofrenmeye başlıyorum, az biraz da beyzbol.. ne isim yarayacaksa.

Ertesi gün erken kalkma derdimiz yok.. ama odayi 12’de bosaltmamiz lazim. İlk gün yemek yedigimiz yere kahvaltiya gidiyoruz ama henuz acmamislar. Yanindaki daha yüksek gorunen restorana giriyoruz. Ben meksika sulu yumurta istiyorum ama aci yok, arkadsin acili sosundan yardım aliyorum.

Sabah bavulları toplamistik. Son kontroller yapilip 12 den once resepsiyona gidiyoruz. Kapida checkout mu diye soruyor biri, bavulları olacak ama ben anlamayip bavullarla iceri giriyorum. Odadaki 1.5 lt like suya 81 peso oduyorum. Kapida bavulları birakanlar icin bir kagit veriyorlar, bavulları rehinden kurtarmak icin.

Taksi ile Sea Creatures a gidiyoruz, tarif ayni 10 dolar. Pasaport kaydi sonrasi bagaj olarak gidecek bavullar etiketleniyor, fotograf cantalarini gorevlinin yanina birakiyoruz. Cikip bir arkadasin onerisi ile tekila tadim dukkanina gidiyoruz.

Kendi markalarindan 4 cesit tadiyoruz. Ilki en acik renklisi 3 ay beklemis olan 65 dolar. Ikincisi biraz daha koyunca renkli ve 6 ay beklemis olan 75 dolar. Üçüncü 2 sene beklemis 120 dolar. En konusu 5 sene beklemis olan 200 dolar. Ağzımızı dolaptan çıkardığı kahveli tekila ile temizliyoruz. Gerçekten ferahlatıcı.

Icmenin de yontemi varmis. Önce ariza aliyorsun, agizda ceviriyorsun, sonra yutuyorsun sonra nefesini verip aromatic kokluyorsun.

Duvarda bir harita var. Tekila olabilmesi belli yerlerde ve mavi ağaca bitkisinin yapılması lazım. Meczal ya da diğer çeşitler icin farkli bölgeler. Meczal da tadiyoruz, isli bir tadi var.

Gunes tepemizde, hava da sıcak. Bir gün önce snorkel turunda yüzümüz yanmış zaten. Golgelerden oturacak bir mekan bakıyoruz. Sonunda bir yere oturup bira içip birseyler atistiriyoruz.

Gözüme takılan markete gitmek istiyorum. Uygun bir bavul bulursam alacagim. Donuste birkac parça daha bagaja verebilirim. Ama ilk markette yok. Cikinca wallmart goruyoruz. Ama kapisini bulmak zor.. sadece otoparktan girişi var. Bavul soruyoruz ama anlamıyorlar tam olarak. Ilk markette gordugumuz Marceta megerse bavul demekmiş. Bana uygun bir sey yok.. cikiyoruz. Yolda aradigima yakin birsey görüyorum ama 289 dolar.. cok pahali.

Bulusma noktasi kalabalıklasmis. Iceride hem biz Magdalena’cilar hem de Socorro ‘cular var. Biz 5’te , onkar 7’de yola cikacak. Bize guvenlik videosu izletiliyor. Sonra Karşıdaki parkta beklemeye başlıyoruz.

5 geciyor. Sonunda bir minibüs bizi aliyor. 10-15 dakikada teknenin bulunduğu marina kapisindayiz. Burada 3 marina varmis. Koyun icinde kocaman bir Cruise gemisi duruyor.

İlk konuşmayı kaptan yapiyor. Guvenlik konuları oncelikli. Sonra gorunen her işi yapan Laura bizi odalara goturuyor. Bizim bavullar kamerada. Oda hiç de fena değil. Yataklar kucuk değil vebyeterli dolap var. Ilk gün biraz zor, dalis malzemelerini cikarmiyoruz.

7’de can yeleği talimatı var. 10 yolcu ve 7 mürettebat var. Birsey olursa bu kadar kisiyi arayacagiz. Yolcu sayısı 12 olacakti ama bizden 2 kişi gelemedi, dolayisi ile bizden 2 kişi kamerada tek kalıyorlar.

Tatbikatın hemen arkasi yemek: salata, Rose beef ve dondurma. Yemek sonrası biraz kaynasiyoruz. Sonra erkenden yataklara.

Gece 3 kusur gibi uyanıyorum ve biraz Blog yazıyorum. Sonra tekrar uyumusum. 06.30’da kalkiyoruz. 7’de continental breakfast, 7.30’da hotel beeakfast var. Peynir sadece krem peynir.

8.30’da Uriel bize dalis brifing veriyor. Ikinci rehber Rafa.

10:30’da daliyoruz. En fazla 7.7 metreye indik. Şu daha girerken bulanık. Yerdeki iri kumlar hem bizim hem deniz alanlarının hareketleri nedeniyle kalkiyor. Makinanin uzeri kum icinde. Saçları iyi çekmesine maskeme şırıl şırıl su giriyor. Soguk şu, oranızı buranızı çekiştiren Deniz aslanları, dalgalar serseme ceviriyor. Bir süre hiç bir şey çekmiyorum. Sonra flaslari kapatip otomatikte video çekiyorum. En son da borkac kare foto. Dalis bitip suyun üstüne cikinca daha komik bir görüntü..  şu üstünde kafalarını çıkarmış Deniz aslanları bize bakıyor. Kirlenmesine birkac kare daha. Bota cikiyoruz.

Ogle yemeginde zencefilli havuc corbasi, tam bana göre, mama gibi, bir de acıyı basınca nefis oluyor. Devamında  tartar soslu balik ve pilav. Afiyetle yiyoruz ama sonunda muhabbet ederken tekne yalla yapmaya basliyor. Iyi ki sabahtan Deniz tutmasına karşı ilac almışım. Derken daha büyük bir dalga yüzünden tezgahın uzerindeki corba kaşesi devriliyor,  her taraf corba. Temizlemesi en az yarım saati aliyor.

Yemek sonrası herkes bir tarafta dinlenirken kaptan siğlığın arkasına doğru yola cikiyor. Hedef mabula sürüsü bulmak ve snorkel yapmak.

Dalis elbisesini giyinip bota atlıyoruz. Epey bir yol aldıktan sonra ana teknenin bizi açıktan takip ettiğini goruyoruz. Mabula yok ortalarda. Halbuki ilk demirleme noktasında bir tane atlarken gormustum. Aksiyon olarak karşımıza 2 adet kambur balina cikiyor. Ama yanina yaklaşmak mümkün olmuyor. Her yaklaşımımız rotalarını değiştiriyorlar. Saat da epey ilerliyor. Tam bu sırada ileride kus aktiviteai göze çarpıyor.  Basit Ball umidiylengidiyoruz ama suyun ustu yine deniz aslanı kaynıyor. Belki asagida suru vardır diye atlıyoruz ama sadece deniz aslanlari..  sadece daha berrak bir su. Serbest dalis yapanlar burada muhtemelen daha iyi fotograf cekmislerdir.yorulan bota cikiyor.

Ana tekneye döneceğiz ama tekne ortada yok. Kaptanın dalgali denizde bottan tekneye gecmeme prensibi nedeniyle 1 saatten fazla islak elbiselerle ruzgar altında dona dona yolculuk yapıyoruz.  Yolda gordugumuz bir başka aktivite daha buyuk; pelikanlar, deniz aslanlari daha büyük bir koloni ama herkes üşümüş herhalde, inelim diyen yok.

Aksam yemeğinde et, tavuk, ve garniyurler ile aci biberleri deniyorum. Thanksgiving Day imis.. kutlu olsun.

Sabah yine 4 kusurda kalktim. Log yazıp tekrar uyumusum. 7’de yine kahvaltiya başlıyoruz. Etrafta göz gözü görmüyor, sis bastırmış. Sisler arasinda bizi baliklara goturecek tekneler geliyor. 9’da yola cikiyoruz. Her sirada 2 olmak üzere 6 koltuklu dingiler. Güçlü motora sahip ve telsiz destegi ile aksiyona son sürat erisebiliyor.

Sabah sis altında yola cikiyoruz. Elbiseler islak oldugundan süratle giden tekne bizi üşütüyor.  Kafada bebeler, üstümüzde ruzgarlik, gunes çıkana kadar idare ediyoruz. Bir arkadas Hasan Abiiii diye sesleniyor. Anlayan anladı. Neyse ki gunes cikinca biraz isiniyoruz.

Ilk aktivite balinalar. Ama kural değişmiyor, yanlarına gelir gelmez yon degistiriyorlar. Ben suya girmiyorum bile.

Sonra bait ball’lar basliyor. İlki çok küçük, neredeyse bir kepçe ile toplanabilecek boyutta. Marlin olması bize yetiyor ama çabuk kaçıyorlar. 1-2 duruşmanın sonra büyük bir sürü haberi geliyor. Bunda da mailinden çok deniz aslanı var. Neyse ki çok yer değiştirmiyor.

Sonunda hem iriceme bir sardalya surusu, bol marlinli bir aktiviteye rastlıyoruz. Bu sefer de sürünün ustunde kalıyoruz. Marlin kılıcını tatma endişesi ile kendimizi kenara atmaya çalışıyoruz ama kolay olmuyor.

Arada yunus sürüsüne rastlıyoruz. Aralarında deniz aslanlari da var. Sürünün büyüklüğünü karşılaştırmak icin soyle bir referans verebilirim. İstanbul boğazı genişliğinde bir sürü atliyor zıplıyor. Common dolphin oldugunu söylüyor rehber. Bir ara biz de suya giriyoruz ama sanki ya bizim altımızda geçiyorlar ya da yanımızdan, ancak çok uzaktan fotograflayabiliyoruz.

Son 1-2 deneme bos cikiyor. Biz yorulduk, piller bitmek üzere. Tekne de yakınımda gelmis. Tekneye dönmeye karar veriyoruz. Teknede diger bottakiAmwrikalilarin balinayi suyun altında bait ball yatarken videoya çektiklerini öğreniyoruz. Bryde whale imis.. ne şans

Dus sonrasi fotofraflar bakılıyor. Iyi değil ama çok da kötü değil ilk gun için. Kisa bir uykudan sonra akşam yemeği ve muhabbet. Ve tabi ki uyku.

Sabah ayni tekneler geliyor ama rehberlerimiz değişiyor. Dun Rafa ile dalmışım, bugun Uriel ile gidiyoruz.  Taktik yine aynı. Once kiyiya daha yakın balinalar koladan ediliyor. Şansımıza 2 tane var. Oldukca da arkadas canlisilar. Ben şu ustu cekme hedefindeyim. Arkadaşlar 4-5 defa suya atliyorlar. Güzel bir kuyruk cekemeyecegimi anlainca ben de suya giriyorum, kötü değil olsa balina fotoğrafı çekiyorum.

Sonra yine bait ball aramaya. Bir tane buluyoruz, 2 de tekne var. Rehberimiz statik baliklar oldugunu soyluyor. Hemen suya atliyoruz. Rehberimiz haklı, çünkü bu bir mola mola. Garibim etrafında insanlar ve Deniz aslanlari ile çaresiz dolanıyor ortada. Biz kalabalik sonrasi tenhada fotograf çekmek için biraz daha kalıyoruz. Sonra da bizim tekne diğerine haber veriyor ve bir sure bekliyor ama gelen giden olmayınca biz de gidiyoruz.

Birkac bait ball buluyoruz. Marlinler deniz aslanlari olmayınca rahat avlanabiliyorlar ama Deniz aslanlari marlinleri engelliyor zaman zaman.

Kiyiya yaklaşıp pelikanlari ve Deniz aslanlari fotograflayip tekneye dönüyoruz.

Ogle yemegini gec yiyoruz. Fotograflari kopyala, yorgunluk birası ve dinlenme. Aksam yemeginde makarna.

Program onceki günlerdeki gibi. Panga kaptanları artık bizim teknede kaliyor. Sabah 9 gibi yola cikiyoruz. Bugun mabula arayışı ile başlıyoruz. Margarita adasının neredeyse kuzey ucuna kadar kıyıdan tariyoruz ama nafile. Kaptan açığa dümen kırıyor. Cok dolaşıyoruz. Bugun daha fazla kus var ortalıkta. Denizde de kiprasmalar daha fazla ama sardalyalar çok hızlı, ya da marlinler yerine denis aslanlari. Burada deniz aslanlarina deniz kurtları deniyormuş; Lupa del mare,  Ulumalari nedeniyle. Deniz aslanlari marlinleri genellikle engelliyor. Neyse ki arada statik sardalya topları da bulabiliyoruz. Ama sanki şu biraz daha soğuk. Ya da biz artık yorulmaya basladik. Biraz suçüstü biraz sualti fotograf cekiyorum.

Donuste ogle yemeginde karidesli tako var. Yemekten sonra uyku standart oldu ama gündüz uykusuna alışık olmayan benim icin ayılmak zor oluyor. Aksam yemeginde tavuk.

Ertesi sabah program ayni.. Once mabula aradık ve yine bulamadık. Sonra sansimiza suyun üstüne sıçrayan balinalara rastladık, epey bir fotografladik. Sonra bol pelikan, bol deniz aslanı bol marlin ama çok hizlilar ve fotoğraflara zor. Bugunun menüsünde sandalyeleri avlamaya çalışan palamutlar var.

Lokal pangalara adam başı 30 dolar bahsis verdik. Ogle yemeginde ceviche ve sashimi var. Cevichelerin biri balik digeri bir gün önce panga kaptanı Ramon’un bize ikram ettiği kabuklulardan var. Teknedeki daha iyiydi, biraz limon ve aci sos ile.

Yemekten yaklasik 1 saat sonra dingi ile gezmeye cikiyoruz.

Son günümüzde 2 dalis var. İlk olarak batiga daliyoruz. Batikta pek bir şey yok, hemen hiç bir şey kalmamış. Mexican hog fish, Grant hawkfish,  cerrah baliklari, olmuş balon baligi ile oynayan deniz aslanlari. Soguk nedeniyle ile cikalim dedik ma yine de 51 dakika dalmışım.

Ikinci dalis ilk günkü deniz aslanlari. Bugun dalga daha az, görüş biraz daha iyi. Deniz aslanlari arada flaslari ya da bizleri ısırmaya çalışıyor ama zararları yok.

Gelir gelmez malzemeleri seviyoruz ama kolay kolay kuruyacak gibi değil..  Hayirlisi..

Nihayet fotograflari en azından ilk elemeden geçiriyorum. Güya 5’te sahip Shop olacak ama saat 6’ya gelirken hiç birsey yok ortada.

7’ye doğru sarap gecesi hazırlıkları basliyor.. peynirler, kuruyemis meyve, cukulatali cilek. Birazdan sarap servisi de basliyor. Muhabbet sonrasi yemekten new Yorker et icin kimse derecesi soruluyor. Az-orta orta geliyor. Islak elbiseleri odaya klima altina aldik ama sabah hepsi sirilsiklam kalkiyoruz.

Gece yolculuk stresi uyuyamıyorum ama tam dalmışım zil çaldı. Sabah hummalı bir çalışma ile bavulları yapiyorum. Pasifik suyundan 2 kilo almışım ama neyse ki hala 30 kilo içindeyim.

Laura housekeeper, Luis ahci, Uriel dive guides, Rafa diger dalis lideri, kaptan, mekanik ve kaptan yardımcısı. Ekip 7 kişi idi. 300 dolar bahsis biraktim. Bir de feedbaxk vermemizi istediler. 5 yıldız verdim ama başkasına önerir misin sorusuna 4 verdim.

Sonucta 4 gun snorkel yaptik. 6 dalis beklerken 3 dalis yapabildik. Bu paraya değer mi sorusunu soruyoruz. Kıyıdan gidilir mi seçeneğini de araştırmak lazım.

30 dolar adam başı ödeyerek gavaalanina geliyoruz, 40-45 dakika yolculuk. Bizi 1. Terminale ix hatlara bırakıyorlar. Diger arabadaki Amerikalilari dis hatlara Terminal 2 ye bırakacaklar. Bu arada latitude’dan transfer için uyarı geliyor. Anlaşılan havalani transferi için 2 kere odeme yaptik.

Gelirken oldugu gibi kiosklardan biniş kartimizi ve bagaj etiketini bastiriyoruz. Görevliler bagaj etiketini takmak için yardıma geliyorlar. Bagajlari bankoya verip güvenlikten geciyoruz.

Prime icin lounge yok. Arkadasin QNB’den gelen lounge key hakkı ile VIP lounge’a giriyoruz.

Sabah 10’da margarita ve mohito beni rahatsız etmiyor. Boarding’e 5-10 dakika kala kapiya gidiyoruz.. zaten salon cok kucuk. Ama ucak yeni gelmis, bavullar yeni bosaliyor. 12:48 olan ucus 13:05′ de basliyor. Plan 1 saat 40 dakika yolculuk.

Biniş kuyruğunda yanimizda kopekli bir yolculukla, hafiften muhabbet basliyor. Arjantin’i ama Cabo’da yaşıyor, fotoğrafcı. Hem suustü hem sualti cekiyormus. Yaptığımız geziden bahsediyoruz. Ailesi de Kibris’ta yasiyormus, Turk oldugumuzu farketmis. Bir de bakıyoruz ki önümüzdeki koltukta oturuyor. Kopek cok uysal, hiç sesi çıkmıyor. Ta ku arka sıradakiler minik kopek ses çıkarana kadar. Neyse ki yine de çok gürültü yapmadilar. Bu kisa uçuşa da bir film sığdırdım: my penguin friend.

Asansor ile yukarı çıkıp yine aerotrain ile Terminal 1’e gidiyoruz. Trenden cikip bir kat asagi inip ara katta bir sağdaki tunele doğru gidiyoruz. Otelimiz Camino Real tabelasını gorduk bile. Odalara yerleşip 1.5 saat dinleniyoruz. Cabo ile Meksika arasinda 1 saat fark var. Orada memlekete 10 saat uzaklıkta, simdi 9 saat. Dönüşe basladik yani.

Otelin 3 restoranini da dolaşıp international olanında karar kılıp ceviche ve salata tercih ediyorum, diyet yapan arkadaş gibi.. ceviche ortak ama Cabo’dakilere göre çok daha küçük bir tabak geliyor.

Yemekten sonra havaalani tarafina geciyoruz.  Hediyelik güzel birsey bulamıyoruz ama THY hazırlığı yapiyoruz.

Ertesi sabah 6.30’da otelden ayrılıyoruz. Onceki gunun keşfi ile tünelden gecip asagi inmeden sola dönüyoruz. THY checkin F2’de. Türkçe konuşmaya çalışan gorevli cok sirin. Grand Lounge icin kartlarının alıyoruz.

Free shop’tan takılalım ve acı cukulata aliyorum, buraya ozgu alınabilecek tek şey sanki. Paratagas D4 25li kutu 855 dolar. Eskiden tanesi 8-9 euro idi.

Ground Lounge Apollo experience konseptinde. Apollo 11’in dünyaya dönen kapsulun replikasi var.

Uçağımız vaktinde kalkiyor. İlk durak 2 saat sonra Cancun. Ucaktan inmeyecegiz.

Shamayalan’dan Trap filmi ile başlıyorum.

Cancun’da beklerken Zaferin Rengi. Cancunda 2 saat kalıyoruz. Ucus ekibi değişiyor. Cok uzun süre yakıt alıyoruz.